MUĞLA'DAN DÜNYAYAAÇILACAK KOZMETİK VADİSİ…

Muğla'dan Dünyaya Açılacak Kozmetik Vadisi…

07 Temmuz 2019 Pazar 17:17 < GÜNDEM
BİO çeşitlilik ve endemik bitkiler anlamında adeta bir hazineye sahip olan Muğla’da 2015 yılında Prof. Dr. Nazan Demir ve ekibinin girişimleriyle Kozmetik Ürünler Araştırma ve Uygulama Merkezi Projesi büyük hedeflerle kabul edildi.Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi dünyanın en büyük üçüncü sektörü olarak bilinen kozmetik ürünler ve bitkisel üretim alanında Türkiye’nin de söz sahibi olma şansını yakalaması adına çok büyük adım attı.

Güney ege Kalkınma Ajansı’nın 2015 yılı kalkınma destek programlarından “Üretim ve Ticaret Altyapısının Geliştirilmesi’ kapsamında kurulan  Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Araştırma Laboratuarları Merkezi/Kozmetik Ürünler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Nazan Demir ve ekibi tarafından hazırlanan projeye destek vererek hayata geçirildi.
Özellikle parfüm konusunda dünya markası olunabicek proje hakkında  Muğla Türk Tv ekranlarına değerlendirmede bulunan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Araştırma Laboratuarları Merkezi/Kozmetik Ürünler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Nazan Demir, "Seramızın kuruluş amacı burada soğuğa dayanıklı olmayan yasemin gibi bazı orkide türleri gibi turunçgiller gibi bazı bitkilerin küçük ağaçların yetiştirilmesi.İçinde bulunduğumuz arazi 25 dönüm.Bulunduğumuz yer üniversiteye hibe edilmiş bir yer.Üniversitenin kırsal kalkınma için değerlendirmesi amacıyla köylülerimiz tarafından verilmiş bir yer" diye konuştu.

Tesis hakkında bilgiler aktaran Prof. Dr. Nazan Demir, "Burası Türkiye'nin akademik olarak ilk parfüm laboratuarı ve ilk parfüm üretme tesisi.Ben şuna inanıyorum ki Türkiye Kozmetik tarihinin bilimsel olarak ve küresel çapta başladığı yer burası.Burası Türkiye kozmetik tarihinin küresel anlamda kalbinin çarpmaya başladığı yer.Elimizde çok sayıda formüle edilmiş parfüm var.Yüzlerce parfüm var.Sılayla birlikte ,Türkiye'nin ilk yüksek lisans öğrencisiyle birlikte ilk parfüm tezini yaptık .Sedef isimli öğrencimizlede başka bir çiçek üzerine tez hazırladık.Türkiye'nin bir kimya profesörü tarafından kaleme alınmış formüller ,ciddi anlamda bilgi içeren ilk parfüm kitabını da yazdım.Türkiye kozmetik tarihine ve parfüm tarihine akademik olarak ve projelerle adımızı yazdık.Muğla dünya kozmetiğinin gerçekten bir kraliçesi olacak.El değmemiş bir doğaya sahip.Muğla üzerinden dünya kozmetiğine yön vermek üzere son dokunuşları yapıyoruz.Dünyanın 3 adet prestij ürünü vardır.Bunlar saattir,güneş gözlüğüdür ve parfümdür.Sizin prestijinizi belirleyen olmazsa olmaz 3 ürün vardır.Türkiye'nin güneş gözlüğü ve saatte dünyayı yakalaması belki zaman alır.Ama parfümde arayı yakalayıp arayı ciddi bir şekilde açabilir.Hem binlerce yıllık deneyimi hem el değmemiş doğası hem de hiçbir ülkenin yarışamayacağı endemik kokulu bitkisi var" dedi.

 
"Biraz tesadüflere inanmak gerekiyor"  diyerek sözlerini sürdüren Demir, " Biliyorsunuz Alman bir şair tesadüf  inanmayanların kadere verdiği addır der.Ben 2011 yılında 8 yıl önce Muğla'ya geldiğimde kozmetik yolculuğum başlamıştı aslında.Ama burada kozmetik merkeziyle ilgili bir uygulama merkezi kurmam , bölüm açmam akabinde bir modelleme birimi oluşturmam böyle bir sistem kurgulamam birazcık kendiliğinden gelişti.Benimde konuyla ilgili büyük bir eğilimim isteğim vardı.Ben hep bir çıkış aradım , bu ürünlerin endüstriye dönmesi halka dönmesi ,kırsal kalkınmaya katkı sağlaması,kadın istihdamı bütün bunların biraraya gelebileceği çok iyi bir model ; Birazda Fransa'daki parfüm okulundan da etkilendiğimi onun bir benzerini burada kurabileceğimi düşündüğümüzde ifade etmek istiyorum.
 
Bu yüzden çok sayıda ürün geliştirdik.2006 yılında sağlık bakanlığının sitesine bir takım girişler yaptık.Ama tabiî ki onların güncellenmesi gerekiyor.Tarım bakanlığına bildirimlerde bulunduk.Bu süreçte yine patentler aldık konuyla ilgili 9 tane tez bitirdik.Türkiye'nin ilk parfüm tezlerini ilk saç bakım ürünlerini ve çok ciddi endüstriyel projeler yaptık.Endüstriyel  tezler , girişimcilik ödülleri aldık.Bugün geldiğimiz nokta maalesef istenilen nokta değil .Burada kurgulamaya çalıştığımız şey basit değil.Bir üniversitenin ötesinde bir anlam taşıyor.Kozmetik vadisi projesi  toplamda 16 köyü kapsayan proje Türkiye'nin ilk bio ekonomik iş kümesini oluşturma potansiyeline sahip ve çok iyi anlamak gerekiyor.Bu iş kümesinin içinde Üniversiteler olacak , akademi olacak ,kobiler olacak ,üreticiler olacak hatta eko turizm olacak.Burada tıpkı Fransa'daki kozmetik vadisi gibi uluslar arası bir iş kümesi oluşacak .Kozmetik ilaç başka türlü kimyasallar ve alanla ilgili bio ekonomi çerçevesinde ekolojiye saygılı her şey oluşacak.Bu vadi Türkiye'nin küresel pazara açılan ama en üst en katma değeri yüksek ürünlerle açılan kapısı olacak.Burası Türkiye'nin küresel pazara açtığı yeşil koridor" şeklinde konuştu.
 
"Koku bizim olmazsa olmazımız" diyerek sözlerini sürdüren Prof Dr. Nazan Demir, "Biz herşeyi hafızamıza kokularla kodlarız.Karşı cinsle iletişimimizi farkında olmadan  kokularla ferenomlarla yaparız.Koku bizim hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır.Bunu sadece bir parfüm gibi algılamamak gerekir.Koku bizim olmazsa olmazımızdır ve kadim tarihin yaptığı en büyük buluş kabul edilir daha da ötesi bir sanat kabul edilir.Parfüm laboratuardayapılan bir sanattır.Fransa da parfümlere devlet nişanı veriliyor.Şunun altını önemle çizerek söylüyorum bu olayın sadece başlangıç noktası ama burada tüm Türkiye'ye heyecan verecek 400 milyar dolarlık bir pazardan ,Türkiye'yi belki de en büyük oyunculardan birisi olarak çıkaracak bir pazardan bahsediyorum.Sayın Cumhurbaşkanımızdan kozmetik vadisi projesini  tıpkı Fransa'daki kozmetik vadisi projesinin 2006 yılında devlet kararnamesiyle tanımlandığı gibi sayın Cumhurbaşkanımızın kozmetik vadisinin kapsamını çerçevesini ve nelerin yapılıp nelerin yapılamayacağı konusundaki bütün koşullarını ortaya koymasını rica ediyoruz.Bu bizi aşan bir şey.Serap hanımında belirttiği gibi burada hem çok büyük bir kartel var Hem çok önemli çıktılar var.Hem çevrede legal illegal sistemden faydalanan kaçakçılık var sayın cumhurbaşkanımızın koyacağı bir çerçeve ile ancak yürüyebiliriz.Bir yerden başlamamız ve yol almamız gerekiyor.Bu kartellerin ya da direnç gösteren unsurların adı her neyse ben bunu bilemem ben bilim insanıyım ama elele tutuşmamız ve yürümemiz gerekiyor.Burada önemli olan Eğer Türkiye ayakta kalacaksa nitelikli üretimle ayakta kalacak el ele tutuşmamız gerekiyor.Ben bir profesörüm her şekilde bir gelire sahibim.Belli bir hayat standardını zaten yakaladım"dedi.

Kozmetik Vadisi Projesinden Muğla halkının da yararlanmaya başladığını söyleyen Demir, “Kozmetik Vadisi projesi artık Muğla Sıtkı Koçman  Üniversitesi ve halk işbirliği içerisinde gerçekleşecek. Sanayiye de büyük katkılar sağlayacak bir aşamaya gelmiştir. Şu anda bölge halkı ile başlattığımız ortak çalışmalarda ilk adımlar atılmıştır. Bundan sonra artık hedeflerimiz doğrultusunda halkla el ele önümüze bakacağız projeyi hayata geçireceğiz” dedi.
 
789 defa okundu.
YORUM EKLE
    YORUMLAR
  • Asım kara - 07 Temmuz 2019 Pazar 18:36
    Nerde satışı yapılıyor