AKIN TEZEL

muglaturk@gmail.com 08 Kasım 2019 Cuma 13:52 DİĞER KÖŞE YAZILARI

BİR DE ISPANAK ÇIKTI BAŞIMIZA

Medya ve özellikle sosyal medya bütün dünyada inanılmaz bir güce kavuştu. Bir, doğru olsun, yalan olsun, birkaç saniye içinde bir virüs gibi bütün dünyaya yayılıyor. İşin korkunç tarafı çoğu insan bu haberin gerçekliğini araştırmadan hemen buna inanıyor ve çevresine de yayıyor. Böylece haber kaynaklarını eline geçiren kişi veya örgütler toplumları istedikleri gibi yönlendiriyorlar.
Bir ülkede karışıklık çıkartmanın en etkili yöntemlerinden biri o toplumda karamsarlık yaratmaktır. Bir dakika sonrası konusunda kuşkusu olan bir insan büyük bir gerilime girer. Bunun sonunda da çevresine saldırmaya başlar. Toplum böyle insanlarla dolunca düzen bozulur, otorite kalmaz, bu boşluktan yararlanan düşman ülkeyi ele geçirir.
Türkiye hergün bu gibi yüzlerce saldırı atlatıyor. Yeri gelince basit bir trafik kazası bile bir felaketmiş gibi haber yapılıyor. İnsanlar kendilerini o kaza geçirenlerin yerine koyuyor ve karamsarlığa kapılıyor. Bir kısım vatandaşımızın en duyarlı olduğu konu ise sağlık ve çevre. Bu insanlar kendilerine söylenilenleri hiç düşünmeden kabulleniyor  ve yaşamlarını ortalıkta dolaşan bu hikayelere göre uydurmaya çalışıyorlar. Dış düşmanlar, bir kısım ticari kuruluşlar, meslek kuruluşları, bunların hepsi uydurma haberlerle kendi amaçları doğrultusunda insanımızı etkilemeye çalışıyorlar.
Geçtiğimiz gün bir ıspanak haberi ortalığa yayıldı. İstanbul'da yüzden fazla insan yedikleri ıspanaktan zehirlenmişti. Tarım Bakanlığı yaptığı tahliller sonunda bu zehirlenmenin atropin isimli kimyasaldan ileri geldiğini açıkladı. Bu kimyasal da ıspanağın içine karışmış bulunan güzel avrat oyunda bulunuyor. Anlaşıldığı kadarıyla birileri ıspanağı iyice ayıklamadan pişirmiş. Olay başka türlü de cereyan etmiş olabilirdi. Örneğin ıspanak iyice yıkanmadan pişirilmiş olsa da benzer zehirlenmeler görülebilirdi. yetkililer zehirlenmeye neden olan ıspanakların üretildiği yeri mutlaka bulacak ve sorumluları uyaracak, gerekirse cezalandıracaktır.
Böyle olaylar her zaman başımıza gelebilir. Yediğimiz, içtiğimiz şeylerin içine yabancı maddeler karışabilir, özellikle sebze ve meyvelerde yıkanmadan yenildiğinde tarım ilacı kalıntıları doğrudan midemize gidecektir. Bu bakımdan sebze ve meyveleri iyi ayıklamak ve yeterice bol suda yıkamak gerekir.
Biz haberi böyle veriyor ve insanları gerektiği biçimde uyarıyoruz. Ama felaket habercisi başka bir ekip var ki bunlar olaya bambaşka biçimde yaklaşıyorlar. Önce kabahati ıspanağa yüklüyorlar. Ispanağın içinde doğal olarak bulunan kimyasalları bir bir sıraladıktan sonra her birinin özelliklerini anlatıyor ve insan vücuduna olan etkilerini açıklıyorlar. Bu anlatımı gören sıradan bir kişi ıspanağın bir zehirli madde deposu olduğu inancına kapılıyor ve artık ben ıspanağa tövbe ettim diyor. Bir başka ekip ise özelde olaya değinmeden gübre, ilaç, GDO, akla ne gelirse sıralıyor ve bir felaket tablosu çiziyor.
Bu arada medyanın da çok dikkatli olması gerekiyor. Sıradan bir muhabir belki de düzgün bir şekilde yapılan bilimsel bir açıklamayı tam olarak kavrayamadığı için kulağa hoş gelen bir kısmını koparıp öne çıkarıyor. Bu şekilde açıklamanın anlam bütünlüğü kayboluyor ve değişik yorumlara açık oluyor.
Özellikle sosyal medyada yayılan felaket haberlerinin kaynağı araştırıldığında bunların yurt dışında olduğu ortaya çıkıyor, bunlar da böylelikle yasalarımızın takibinden kaçmış oluyorlar. Böyle bir ortamda da biz her hafta işin doğrusunu anlatmak için bir yazı kaleme almak zorunda kalıyoruz.
Türkiye'nin düşmanları var oldukça, ticari kuruluşlar arasındaki rekabet sürdükçe bu tür yalan ve abartılı haber bombardımanından kurtuluş yok. Bir kurtuluş yolu olarak internet ve sosyal medyayı millileştirmek akla geliyor. Çin ve birkaç ülke daha bunu yaptı, kendi paylaşım kanallarını kullanıyorlar. Rusya da yakında kendi sistemini kuruyor. Bize göre Türkiye'nin de bu konuda çalışmaya başlaması gerekiyor. Bir kısım kuruluşları toptan yasaklamak yerine kontrolu devlette olan bir internet sisteminin kurulması ülkeyi büyük ölçüde rahatlatacaktır kanısındayım.
70 defa okundu.
YORUM EKLE
    YORUMLAR